Azospermi, uygun koşullarda incelenen meni örneğinde sperm hücresi bulunmamasıdır. Halk arasında “sıfır sperm” veya “menide sperm olmaması” şeklinde ifade edilir. Meni gelmemesiyle aynı durum değildir; azospermisi olan bir erkekte boşalma, sertleşme ve cinsel istek tamamen normal olabilir.
Azospermi tek bir hastalık veya tek bir nedenden kaynaklanmaz. Bazı erkeklerde testislerde sperm üretimi devam ettiği hâlde kanallardaki tıkanıklık nedeniyle sperm meni içine ulaşamaz. Bazılarında ise temel sorun testislerdeki sperm üretiminin ciddi şekilde azalması veya durmasıdır. TESE veya mikro TESE ile sperm bulunup bulunamayacağı da büyük ölçüde bu ayrım yapıldıktan sonra değerlendirilir.
Azospermi tanısı nasıl konur?
Azospermi tanısı yalnızca tek bir sperm testinde sperm görülmemesine dayanarak konulmamalıdır. Uygun koşullarda alınan semen örneğinin laboratuvarda ayrıntılı olarak incelenmesi ve gerektiğinde testin tekrarlanması gerekir.
Örneğin tamamının toplanması önemlidir. Laboratuvar incelemesinde meni santrifüj edilerek dipte kalan bölüm de sperm açısından değerlendirilir. Çok az sayıda sperm yalnızca bu ayrıntılı incelemede görülebilir. Bu durum kriptozoospermi olarak adlandırılır ve gerçek azospermiden farklı değerlendirilir.
Semen analizi sırasında yalnızca sperm sayısı değil; meni hacmi ve diğer özellikler de değerlendirilir. Bu bulgular bazı kanal tıkanıklıkları veya boşalma sorunları hakkında ek bilgi verebilir.
Azospermi neden olur?
Azosperminin nedenini belirlerken en önemli ayrımlardan biri, sperm üretiminin devam edip etmediğinin anlaşılmasıdır. Buna göre azospermi temel olarak tıkanıklığa bağlı ve sperm üretim bozukluğuna bağlı olmak üzere iki ana grupta değerlendirilir.
Tıkanıklığa bağlı azospermi
Testislerde sperm üretildiği hâlde sperm hücrelerinin kanallardaki bir engel nedeniyle meni içine ulaşamaması obstrüktif azospermi olarak adlandırılır. Bu grupta sperm üretimi devam ettiği için uygun yöntemlerle epididimden veya testisten sperm elde edilebilir.
Doğuştan sperm kanallarının bulunmaması, daha önce geçirilmiş kasık veya testis ameliyatları, vazektomi, bazı enfeksiyonlar ve boşalma kanallarındaki tıkanıklıklar bu duruma yol açabilir. Bazı hastalarda meni miktarının çok düşük olması da tıkanıklık açısından araştırma gerektirebilir.
Tıkanıklığın yeri ve nedeni uygunsa mikrocerrahi ile kanalın onarılması düşünülebilir. Doğrudan yardımcı üreme tedavisi planlanıyorsa epididimden veya testisten sperm elde edilerek mikroenjeksiyonda kullanılabilir.
Sperm üretim bozukluğuna bağlı azospermi
Testislerde sperm üretiminin ciddi şekilde bozulduğu durum nonobstrüktif azospermi olarak adlandırılır. Sperm üretimi testisin tamamında aynı düzeyde olmayabilir. Bazı küçük bölgelerde sınırlı üretim devam ederken meni örneğinde hiç sperm görülmeyebilir.
İnmemiş testis öyküsü, testis enfeksiyonları, kemoterapi, radyoterapi, bazı genetik değişiklikler ve hormonal hastalıklar sperm üretimini etkileyebilir. Bununla birlikte bazı erkeklerde ayrıntılı değerlendirmeye rağmen kesin bir neden belirlenemeyebilir.
FSH değerinin yüksek veya testislerin normalden küçük olması sperm üretim bozukluğunu destekleyebilir. Ancak bu bulgular tek başına testis dokusunda hiç sperm bulunmadığını göstermez. Nonobstrüktif azospermide sperm elde edilip edilemeyeceğini ameliyattan önce kesin biçimde gösteren tek bir kan testi veya ultrason bulgusu yoktur.
Azospermide TESE veya mikro TESE ile sperm bulunabilir mi?
Evet, azospermisi olan bazı erkeklerde meni örneğinde hiç sperm görülmemesine rağmen cerrahi yöntemlerle sperm elde edilebilir. Ancak olasılık azosperminin nedenine göre önemli ölçüde değişir.
Tıkanıklığa bağlı azospermide testislerde sperm üretimi devam ettiği için sperm elde etmek çoğu zaman daha mümkündür. Nonobstrüktif azospermide ise üretim yalnızca küçük odaklarda bulunabileceğinden sonuç önceden garanti edilemez.
Bu nedenle “mikro TESE başarı oranı kaçtır?” sorusuna her hasta için geçerli tek bir yüzde vermek doğru değildir. Genetik neden, testis dokusunun durumu, geçirilmiş ameliyatlar ve azosperminin türü sperm elde etme olasılığını değiştirebilir.
Azospermi değerlendirmesinde hangi testler yapılır?
Azospermi doğrulandıktan sonra amaç yalnızca menide sperm olmadığını tekrar göstermek değil, bunun nedenini belirlemektir. Üreme sağlığı konusunda deneyimli bir üroloji uzmanı tarafından ayrıntılı öykü ve muayene yapılması önemlidir.
Testislerin büyüklüğü, sperm kanallarının yapısı, ergenlik gelişimi, geçirilmiş ameliyatlar, testis enfeksiyonları, inmemiş testis öyküsü, kullanılan ilaçlar, hormonlar ve spor amaçlı ürünler değerlendirilir.
FSH, LH ve testosteron düzeyleri sperm üretimi hakkında önemli bilgiler sağlar. Klinik duruma göre prolaktin veya diğer hormon testleri de istenebilir. Özellikle nonobstrüktif azospermide veya muayenede ek bir sorun düşünüldüğünde testis ve skrotal yapıların ultrasonla değerlendirilmesi de planlanabilir.
Erkek değerlendirilirken kadın eşin yaşı ve yumurtalık rezervi de gözden kaçırılmamalıdır. Erkekle ilgili incelemelerin aylar sürmesi nedeniyle özellikle ileri kadın yaşında gereksiz zaman kaybedilmemelidir.
Azospermide genetik testler neden önemlidir?
Özellikle sperm üretim bozukluğuna bağlı azospermide kromozom analizi ve Y kromozomu mikrodelesyon incelemesi gerekebilir. Genetik testler yalnızca azosperminin nedenini araştırmak için değil, testisten sperm arama işleminin anlamlı olup olmadığını değerlendirmek açısından da önemlidir.
Y kromozomundaki bazı değişiklikler sperm bulunma olasılığıyla doğrudan ilişkilidir. Tam AZFa veya AZFb mikrodelesyonlarında testisten sperm elde etme olasılığı yok denecek kadar düşüktür ve cerrahi sperm arama işlemi uygun kabul edilmez. AZFc bölgesindeki değişikliklerde ise durum farklı olabilir ve bazı erkeklerde sperm bulunabilir.
Doğuştan her iki sperm kanalının bulunmaması durumunda CFTR genine yönelik inceleme gündeme gelebilir. Sonuca göre kadın eşin de test edilmesi ve çiftin genetik danışmanlık alması gerekebilir.
Hormonal tedavi ile sperm üretilebilir mi?
Hormonal tedavi her azospermi hastasında etkili değildir. Beyinden testislere sperm üretimi için gerekli hormonların yeterince gönderilmediği bazı hormonal hastalıklarda ilaç tedavisiyle sperm üretimi başlatılabilir. Bu hastalar azospermili erkeklerin sınırlı bir bölümünü oluşturur ve tedavi aylar sürebilir.
Temel problem testis dokusundaki üretim bozukluğuysa gelişigüzel hormon, vitamin veya bitkisel ürün kullanılması sperm elde etme şansını kanıtlanmış şekilde artırmaz. Özellikle mikro TESE öncesinde herkese rutin hormon tedavisi uygulanması doğru bir yaklaşım değildir.
Testosteron sperm üretimini artırır mı?
Hayır. Dışarıdan kullanılan testosteron ve anabolik steroidler testisleri uyaran hormonları baskılayarak sperm üretimini azaltabilir, hatta bazı erkeklerde tamamen durdurabilir.
Çocuk sahibi olmak isteyen bir erkekte testosteron düşüklüğü varsa tedavi üreme hedefi dikkate alınarak planlanmalıdır. Kullanılan testosteron, anabolik steroid, hormon ve spor amaçlı ürünler doktora mutlaka bildirilmelidir. Bu ilaçların bırakılması veya değiştirilmesi hekim kontrolünde yapılmalıdır.
TESE nedir?
TESE, testis dokusundan cerrahi olarak küçük örnekler alınması ve bu dokuların embriyoloji laboratuvarında sperm açısından incelenmesidir. Kullanılan yöntemin kapsamı azosperminin tıkanıklığa mı yoksa sperm üretim bozukluğuna mı bağlı olduğuna göre değişir.
Tıkanıklığa bağlı azospermide testislerde sperm üretimi devam ettiği için geniş alanlardan çok sayıda doku örneği alınması çoğunlukla gerekmez. Bazı hastalarda sperm epididimden de elde edilebilir.
Nonobstrüktif azospermide ise sperm üretimi küçük ve dağınık alanlarda devam edebileceğinden klasik TESE yerine mikro TESE tercih edilebilir.
Mikro TESE nedir ve TESE’den farkı nedir?
Mikro TESE, testis dokusunun ameliyat mikroskobu altında ayrıntılı olarak incelendiği cerrahi sperm elde etme yöntemidir. Ürolog daha geniş ve sperm üretme ihtimali yüksek görünen seminifer tübülleri seçerek küçük doku örnekleri alır. Alınan dokular aynı anda embriyoloji laboratuvarında sperm açısından incelenir.

Mikro TESE’nin amacı sperm üretmek değildir. Testisin bazı küçük bölgelerinde devam edebilecek sperm üretimini bulmaya çalışırken gereksiz doku çıkarılmasını azaltmaktır.
| TESE | Mikro TESE | |
|---|---|---|
| İnceleme | Testis dokusundan cerrahi örnek alınır | Testis dokusu ameliyat mikroskobu altında incelenir |
| Temel kullanım | Hastanın durumuna göre sperm elde etme amacıyla kullanılabilir | Özellikle nonobstrüktif azospermide tercih edilir |
| Doku seçimi | Görsel ve cerrahi değerlendirmeyle örnek alınır | Sperm üretme olasılığı yüksek görünen tübüller seçilir |
| Sonuç | Sperm bulunması garanti değildir | Mikroskop kullanılması da sperm bulunmasını garanti etmez |
Mikro TESE’de sperm bulunma şansı neye bağlıdır?
Sperm bulunma olasılığı her hastada aynı değildir. Azosperminin nedeni, genetik incelemeler, daha önce geçirilmiş sperm arama ameliyatları ve testis dokusundaki sperm üretim şekli sonucu etkileyebilir.
FSH değerinin yüksek olması veya testislerin küçük olması tek başına mikro TESE’de sperm bulunamayacağı anlamına gelmez. Aynı şekilde normal FSH değerleri de sperm bulunacağını garanti etmez. Ameliyat öncesindeki hiçbir tek test bireysel sonucu kesin olarak gösteremez.
Bu nedenle internette verilen genel mikro TESE başarı yüzdeleri kişisel başarı oranı olarak yorumlanmamalıdır. En doğru değerlendirme azosperminin nedeni, hormonlar, genetik sonuçlar ve önceki tedaviler birlikte incelenerek yapılabilir.
TESE ve mikro TESE’nin riskleri nelerdir?
Her cerrahi işlemde olduğu gibi TESE ve mikro TESE sonrasında ağrı, şişlik, kanama ve enfeksiyon görülebilir. Testis dokusuna yapılan girişim nedeniyle bazı erkeklerde testosteron düzeyinde geçici veya daha uzun süreli azalma ortaya çıkabilir.
Riskin derecesi testislerin başlangıçtaki durumu, yapılan işlemin kapsamı ve alınan doku miktarına göre değişebilir. Mikrocerrahi yaklaşımın amaçlarından biri gereksiz testis dokusu çıkarılmasını mümkün olduğunca azaltmaktır.
Sperm bulunursa nasıl kullanılır?
TESE veya mikro TESE sırasında sperm bulunduğunda hücreler embriyoloji laboratuvarında değerlendirilir. Uygun spermler aynı tedavi döneminde kullanılabilir veya koşullar uygunsa sonraki tedaviler için dondurulabilir.
Testis dokusundan elde edilen spermler çoğunlukla tek bir sperm hücresinin yumurtanın içine verildiği ICSI, yani mikroenjeksiyon yöntemiyle kullanılır. IVF ve mikroenjeksiyon arasındaki temel farklardan biri döllenmenin laboratuvarda nasıl sağlandığıdır.
Sperm bulunmuş olması gebeliğin kesin oluşacağı anlamına gelmez. Kadının yaşı, yumurtalık rezervi, elde edilen yumurta sayısı, yumurtaların olgunluğu, embriyo gelişimi ve rahim koşulları da tüp bebek tedavisinin sonucunu etkiler.
Mikro TESE ne zaman yapılır?
Mikro TESE’nin zamanlaması çiftin durumuna göre planlanır. Bazı çiftlerde sperm arama işlemi yumurtalıkların ilaçla uyarılmasından önce yapılır ve sperm bulunursa uygun hücreler dondurulur. Böylece kadın eş tedaviye başlamadan önce sperm elde edilip edilemediği bilinebilir.
Bazı çiftlerde ise sperm elde etme işlemi yumurta toplama dönemiyle birlikte planlanabilir. Karar; daha önce yapılan işlemler, sperm dondurma olanağı, kadın eşin yaşı, yumurtalık rezervi ve embriyoloji laboratuvarının planına göre verilir.
Kadın değerlendirmesinin de aynı dönemde tamamlanması önemlidir. Tüp bebek öncesi testler sperm elde etme ve yumurta toplama işlemlerinin birlikte planlanmasına yardımcı olur.
Mikro TESE’de sperm bulunamazsa ne yapılır?
Mikro TESE sırasında sperm bulunamaması durumunda hemen yeni bir ameliyata karar verilmemelidir. Önce azosperminin nedeni, yapılan ameliyatın kapsamı, mevcutsa patoloji bulguları, hormon değerleri ve genetik sonuçlar yeniden değerlendirilmelidir.
Belirli hormonal hastalıklarda uygun tedaviden sonra sperm üretimi yeniden değerlendirilebilir. Önceki TESE veya mikro TESE’de sperm bulunamayan bazı seçilmiş hastalarda tekrar cerrahi düşünülebilir; ancak herkes için aynı yaklaşım uygun değildir.
Genetik yapı veya testis dokusunun durumu sperm elde etme olasılığının son derece düşük olduğunu gösteriyorsa tekrarlayan ameliyatların sağlayacağı yarar sınırlı olabilir. Önceki ameliyat kayıtlarının üreme ürolojisi ve tüp bebek ekibi tarafından birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
Azospermi cinsel işlev bozukluğu anlamına gelir mi?
Hayır. Azospermi sperm üretimi veya spermin meni içine ulaşmasıyla ilgili bir durumdur. Sertleşme, cinsel istek ve boşalma normal olabilir. Meni görünümünün veya miktarının normal olması da içinde sperm bulunduğunu göstermez; sperm hücreleri çıplak gözle görülemez.
Azosperminin tedavisi var mı?
Azosperminin tedavisi nedenine göre değişir. Hormonal eksiklik bulunan bazı erkeklerde ilaç tedavisiyle sperm üretimi başlayabilir. Kanal tıkanıklığı bulunan uygun hastalarda cerrahi onarım düşünülebilir. Sperm üretiminin testisin sınırlı bölgelerinde devam ettiği nonobstrüktif azospermide ise mikro TESE ile sperm aranabilir.
Bu nedenle azospermi tanısı tek başına “çocuk sahibi olunamaz” anlamına gelmez. Bununla birlikte her hastada sperm bulunacağı veya tedaviyle gebelik elde edileceği yönünde garanti verilmesi de doğru değildir.
Azospermide değerlendirme neden geciktirilmemeli?
Tekrarlanan semen analizlerinde sperm görülmemesi, testislerin normalden küçük bulunması, inmemiş testis öyküsü, daha önce kemoterapi veya radyoterapi alınması, testis ameliyatı geçirilmesi ya da ailede benzer üreme sorunlarının bulunması ayrıntılı değerlendirme gerektirir.
Azospermi nedeniyle tüp bebek tedavisi planlanan çiftlerde değerlendirme yalnızca erkeğin sperm testine indirgenmemelidir. Azosperminin nedeni belirlenirken kadın eşin yaşı ve yumurtalık rezervi de aynı dönemde değerlendirilerek üreme ürolojisi, embriyoloji ve tüp bebek süreci birlikte planlanmalıdır.
