Ana içeriğe geç
Mol Gebeliği (Üzüm Gebeliği) Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Mol Gebeliği (Üzüm Gebeliği) Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

İçindekiler [ + ] [ - ]
  1. Mol gebeliği türleri nelerdir?
  2. Komplet mol gebeliği
  3. Parsiyel mol gebeliği
  4. Mol gebeliği neden olur?
  5. Mol gebeliği belirtileri nelerdir?
  6. Mol gebeliği nasıl anlaşılır?
  7. Mol gebeliği nasıl tedavi edilir?
  8. Mol gebeliği sonrası beta-hCG takibi neden önemlidir?
  9. Gestasyonel trofoblastik neoplazi nedir?
  10. Mol gebeliği kanser midir?
  11. Mol gebeliği düşük veya dış gebelikle aynı mıdır?
  12. Mol gebeliğinden sonra ne zaman hamile kalınabilir?
  13. Mol gebeliği tekrarlar mı?
  14. Hangi belirtilerde acil değerlendirme gerekir?
  15. Mol gebeliği hakkında sık sorulan sorular
  16. Mol gebeliğinde bebek olur mu?
  17. Mol gebeliğinde kürtaj yapılır mı?
  18. Mol gebeliği ultrasonda kesin anlaşılır mı?
  19. Mol gebeliği sonrası kemoterapi gerekir mi?
  20. Mol gebeliğinden sonra sağlıklı gebelik mümkün mü?
  21. Mol gebeliği kısırlığa neden olur mu?

Mol gebeliği; tıbbi adıyla hidatidiform mol veya molar gebelik, plasentayı oluşturacak trofoblastik dokunun anormal geliştiği bir gebelik hastalığıdır. Halk arasında üzüm gebeliği olarak da bilinir ve gestasyonel trofoblastik hastalıklar grubunda yer alır.

Mol gebeliğinde normal bir gebelik gelişimi gerçekleşmez. Komplet mol gebeliğinde embriyo gelişmezken parsiyel mol gebeliğinde anormal embriyo veya fetal doku bulunabilir; ancak gebelik sağlıklı biçimde devam edemez.

Tedavinin önemli bir bölümü gebelik dokusunun rahimden çıkarılmasıdır. Bununla birlikte süreç işlemle tamamlanmaz. Mol gebeliği sonrasında beta-hCG düzeylerinin takip edilmesi, rahimde veya vücudun başka bir bölgesinde aktif trofoblastik dokunun devam edip etmediğini anlamak açısından önemlidir.

Mol gebeliği türleri nelerdir?

Mol gebeliği temel olarak komplet mol ve parsiyel mol olmak üzere ikiye ayrılır. İki durumun genetik yapısı, ultrason bulguları ve tedavi sonrasındaki takip süreci birbirinden farklı olabilir.

Komplet mol gebeliği

Komplet molde embriyo veya fetüs gelişmez. Genetik materyal çoğunlukla yalnız baba kaynaklıdır ve plasentayı oluşturması gereken dokuda yaygın anormal çoğalma görülür. Beta-hCG düzeyi belirgin şekilde yükselebilir.

Parsiyel mol gebeliği

Parsiyel molde anneye ait kromozomlarla birlikte babadan fazladan bir kromozom seti bulunur ve çoğunlukla toplam 69 kromozomdan oluşan triploid yapı gelişir. Embriyo veya fetal doku görülebilir ancak kromozomal yapı normal olmadığı için gebeliğin sağlıklı şekilde devam etmesi mümkün değildir.

Mol gebeliği neden olur?

Mol gebeliği döllenme sırasında oluşan genetik bir bozukluk sonucunda gelişir. Sorun yumurta ve spermin kromozomal materyalinin normal şekilde birleşmemesinden kaynaklanır. Bu nedenle normal plasenta ve embriyo gelişimi gerçekleşmez.

Bu durum gebelik sırasında yapılan bir davranıştan, günlük yaşamdan veya kişinin hatasından kaynaklanmaz. Çoğu hastada önceden belirlenebilen bir neden bulunmaz.

Daha önce mol gebeliği geçirilmiş olması yeniden mol gelişme riskini artırır. Çok genç veya ileri anne yaşı da bilinen risk faktörleri arasındadır. Bununla birlikte risk faktörü bulunmayan kişilerde de mol gebeliği görülebilir.

Mol gebeliği belirtileri nelerdir?

Mol gebeliği başlangıçta normal gebelik belirtileriyle seyredebilir ve bazı kişilerde rutin ultrason yapılana kadar belirgin bir şikâyet olmayabilir. En sık karşılaşılan bulgulardan biri gebeliğin ilk aylarında görülen vajinal kanamadır.

  • Vajinal kanama veya kahverengi lekelenme,
  • Gebelik haftasına göre beklenenden büyük rahim,
  • Çok yüksek beta-hCG düzeyleri,
  • Şiddetli bulantı ve kusma,
  • Gebeliğin erken döneminde yüksek tansiyon veya preeklampsi bulguları,
  • Hipertiroidiye bağlı çarpıntı, terleme veya titreme,
  • Yumurtalıklarda teka-lutein kistleri görülebilir.

Eskiden mol gebeliği için tipik kabul edilen vajinadan üzüm tanesine benzeyen keseciklerin gelmesi günümüzde daha seyrek görülür. Bunun temel nedeni gebeliklerin ultrasonla daha erken değerlendirilmesidir.

Mol gebeliği nasıl anlaşılır?

Tanıda ultrasonografi, serum beta-hCG ölçümü ve gebeliğe ait klinik bulgular birlikte değerlendirilir. Komplet molde ultrasonda plasentada çok sayıda küçük kistik yapı veya klasik olarak “kar fırtınası” şeklinde tarif edilen görünüm saptanabilir. Ancak özellikle erken dönemde ve parsiyel molde ultrason bulguları bu kadar belirgin olmayabilir.

Beta-hCG düzeyi gebelik haftasına göre beklenenden yüksek olabilir fakat tek başına yüksek beta-hCG mol gebeliği tanısı koydurmaz. Normal gebelik, çoğul gebelik ve farklı gebelik sorunlarında da hCG düzeyleri değişebilir.

Kesin tanı çoğunlukla rahimden çıkarılan gebelik dokusunun patolojik incelemesiyle konur. Komplet mol, parsiyel mol ve mol dışı gebelik dokusunun ayrımının güç olduğu durumlarda patolojiye ek olarak immünohistokimyasal veya genetik incelemelerden yararlanılabilir.

Mol gebeliği nasıl tedavi edilir?

Mol gebeliğinde temel tedavi anormal gebelik dokusunun rahimden çıkarılmasıdır. Çocuk sahibi olma isteği devam eden hastalarda çoğunlukla vakum aspirasyon yöntemi kullanılır. İşlem sırasında çıkarılan dokunun patolojik incelemeye gönderilmesi önemlidir.

İşlem öncesinde hastanın kan sayımı, kan grubu ve genel sağlık durumu değerlendirilir. Klinik bulgulara göre tiroid fonksiyonları ve başka kan testleri gerekebilir. Rh negatif hastalarda anti-D immünoglobulin gereksinimi ayrıca değerlendirilir.

Çocuk isteğini tamamlamış ve uygun özelliklere sahip seçilmiş hastalarda rahmin alınması yani histerektomi düşünülebilir. Ancak rahmin alınması beta-hCG takibine olan ihtiyacı ortadan kaldırmaz.

Mol gebeliği sonrası beta-hCG takibi neden önemlidir?

Mol dokusu çıkarıldıktan sonra beta-hCG düzeyinin düzenli biçimde azalması ve sonunda normal sınırlara dönmesi beklenir. hCG’nin düşmemesi, belirli seri ölçümlerde plato çizmesi veya yeniden yükselmeye başlaması aktif trofoblastik dokunun devam ettiğini düşündürebilir.

Takip başlangıçta genellikle bir veya iki haftalık aralıklarla yapılır. hCG normalleştikten sonraki takip süresi patolojide komplet veya parsiyel mol saptanmasına göre değişir.

Güncel uluslararası yaklaşımda parsiyel mol sonrasında ilk normal hCG sonucundan yaklaşık bir ay sonra bir doğrulama ölçümü yapılması; komplet molde ise hCG normalleştikten sonra yaklaşık altı ay boyunca aylık takip yapılması önerilir. Takip planı hastanın patoloji sonucu, hCG seyri ve takip edildiği merkezin protokolüne göre kişiselleştirilebilir.

Gestasyonel trofoblastik neoplazi nedir?

Mol gebeliği çıkarıldıktan sonra trofoblastik hücrelerin bir bölümünün aktif kalmasına ve çoğalmaya devam etmesine gestasyonel trofoblastik neoplazi (GTN) adı verilir. En önemli bulgu beta-hCG’nin beklenen şekilde düşmemesi, plato çizmesi veya yeniden yükselmesidir.

GTN bazen yalnızca kan testindeki hCG değişikliğiyle fark edilir. Vajinal kanama devam edebilir veya daha seyrek olarak hastalığın yayıldığı bölgeye bağlı belirtiler ortaya çıkabilir. Tanı konulduğunda gerekli görüntüleme ve risk sınıflaması jinekolojik onkoloji tarafından planlanır.

Gerektiğinde kemoterapi uygulanır. Gestasyonel trofoblastik neoplaziler kemoterapiye duyarlı hastalıklar arasında yer alır ve özellikle erken tanı ile tedavi başarısı yüksektir.

Mol gebeliği kanser midir?

Mol gebeliği doğrudan kanser olarak tanımlanmaz. Komplet ve parsiyel hidatidiform mol, gestasyonel trofoblastik hastalıklar içinde kanser öncüsü potansiyeli bulunan gebelik dokusu hastalıklarıdır.

Hastaların büyük bölümünde rahmin boşaltılması ve düzenli hCG takibi yeterli olur. Ancak özellikle komplet mol sonrasında bazı hastalarda gestasyonel trofoblastik neoplazi gelişebildiğinden takip bırakılmamalıdır.

Mol gebeliği düşük veya dış gebelikle aynı mıdır?

Hayır. Mol gebeliği sıradan erken gebelik kaybından farklıdır. Plasentayı oluşturacak trofoblastik dokuda karakteristik genetik ve patolojik değişiklikler bulunur ve tedavi sonrasında özel beta-hCG takibi gerekir.

Kimyasal gebelik, gebelik testinin pozitifleştiği ancak gebelik kesesi ultrasonla görülebilecek aşamaya ulaşmadan sonlanan çok erken gebelik kaybıdır. Mol gebeliğinde ise anormal trofoblastik doku gelişimi söz konusudur.

Dış gebelik ise gebeliğin rahim boşluğu dışında yerleşmesidir. Erken dönemde kanama ve beta-hCG değişiklikleri bu durumlarda birbirine benzeyebileceği için tanıda ultrason, seri hCG sonuçları ve gerektiğinde patoloji birlikte değerlendirilir.

Mol gebeliğinden sonra ne zaman hamile kalınabilir?

Beta-hCG takibi sürerken oluşacak yeni bir gebelik hCG düzeyini doğal olarak yükselteceği için mol dokusunun devam edip etmediğinin anlaşılmasını güçleştirir. Bu nedenle takip dönemi tamamlanana kadar güvenilir bir doğum kontrol yöntemi kullanılması önerilir.

Hormonal doğum kontrol yöntemleri mol gebeliği sonrası takip döneminde çoğu kişi için kullanılabilir. Hangi yöntemin uygun olduğu kişinin yaşı, pıhtılaşma riski ve diğer sağlık özelliklerine göre belirlenir.

Takip tamamlandıktan sonra çoğu kişi yeniden gebelik planlayabilir. Yeni gebelik oluştuğunda önceki mol öyküsü kadın hastalıkları ve doğum uzmanına bildirilmeli ve gebelik erken dönemde ultrasonla değerlendirilmelidir.

Mol gebeliği tekrarlar mı?

Bir kez mol gebeliği geçiren kişilerde sonraki gebelikte yeniden mol gelişme riski genel topluma göre artar ancak oran düşüktür. Bir mol gebeliğinden sonraki tekrarlama riski yaklaşık %0,6–2 arasındadır ve sonraki gebeliklerin büyük bölümü normal şekilde ilerler.

Mol gebeliğinin iki veya daha fazla kez tekrarlaması durumunda nadir kalıtsal nedenler açısından genetik değerlendirme düşünülebilir. Gerektiğinde gebelik kaybı sonrası genetik inceleme seçenekleri gebelik öyküsüyle birlikte değerlendirilir.

Hangi belirtilerde acil değerlendirme gerekir?

Mol gebeliği tanısı öncesinde veya tedavi sonrasındaki takip döneminde yoğun vajinal kanama, bayılma, belirgin baş dönmesi, nefes darlığı, şiddetli karın veya göğüs ağrısı, kontrol edilemeyen kusma, şiddetli baş ağrısı ya da görme bozukluğu gelişirse planlanan kontrol tarihi beklenmemelidir.

Özellikle tedavi sonrasında yeni başlayan kanama veya genel durum bozukluğu varsa beta-hCG sonucunun çıkması beklenmeden sağlık kuruluşunda değerlendirme yapılması gerekir.

Mol gebeliği hakkında sık sorulan sorular

Mol gebeliğinde bebek olur mu?

Komplet molde embriyo gelişmez. Parsiyel molde embriyo veya fetal doku bulunabilir ancak kromozomal yapı normal olmadığı için gebeliğin sağlıklı ve yaşayabilir şekilde devam etmesi mümkün değildir.

Mol gebeliğinde kürtaj yapılır mı?

Mol gebeliğinde anormal gebelik dokusunun rahimden çıkarılması gerekir. Çocuk sahibi olma isteği devam eden kişilerde genellikle vakum aspirasyon yöntemi tercih edilir. Çıkarılan doku patolojik incelemeye gönderilir.

Mol gebeliği ultrasonda kesin anlaşılır mı?

Her zaman değil. Komplet molde tipik ultrason bulguları görülebilir ancak erken gebelikte ve parsiyel molde görüntü daha belirsiz olabilir. Kesin tanı çoğunlukla çıkarılan dokunun patolojik incelemesiyle konur.

Mol gebeliği sonrası kemoterapi gerekir mi?

Çoğu hastada kemoterapi gerekmez. Rahim boşaltıldıktan sonra beta-hCG düzenli biçimde düşerek normalleşirse takip yeterlidir. hCG’nin düşmemesi, plato çizmesi veya yükselmesi gestasyonel trofoblastik neoplazi açısından değerlendirme gerektirir ve bu durumda kemoterapi gündeme gelebilir.

Mol gebeliğinden sonra sağlıklı gebelik mümkün mü?

Evet. Beta-hCG takibi tamamlandıktan sonra hastaların büyük bölümünde yeniden sağlıklı gebelik mümkündür. Sonraki gebelikte önceki mol öyküsünün bildirilmesi ve erken ultrason değerlendirmesi yapılması önemlidir.

Mol gebeliği kısırlığa neden olur mu?

Tek başına mol gebeliği kalıcı kısırlık nedeni değildir. Tedavi ve takip tamamlandıktan sonra doğurganlık çoğunlukla korunur. Gebelik planı kişinin tedavisi, beta-hCG sonuçları ve başka üreme sağlığı sorunları bulunup bulunmadığına göre yapılır.

Op.Dr. Zeki YILMAZ

Op.Dr. Zeki YILMAZ

Op. Dr. Zeki Yılmaz, Kayseri'de kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak; başta tüp bebek tedavisi ve kısırlık (infertilite) olmak üzere kadın hastalıkları ve doğum alanlarında hizmet vermektedir. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olup tüp bebek eğitimini Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlamıştır.

Op. Dr. Zeki YILMAZ

Poliklinik Randevu Hattı

Randevu ve bilgi için

0 352 333 0303

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu web sitesini kullanarak Veri Koruma Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Oku