Ana içeriğe geç
Yumurtalık Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Yumurtalık Kanseri Belirtileri Nelerdir?

İçindekiler [ + ] [ - ]
  1. Yumurtalık kanserinin ilk belirtileri nelerdir?
  2. Yumurtalık kanseri erken evrede belirti verir mi?
  3. Karın şişkinliği ne zaman önemlidir?
  4. Hangi belirtilerde doktora başvurulmalıdır?
  5. Yumurtalık kanseri kimlerde daha sık görülür?
  6. Yumurtalık kisti ile yumurtalık kanseri nasıl ayırt edilir?
  7. Yumurtalık kanseri nasıl anlaşılır, hangi testler yapılır?
  8. CA-125 yüksekliği yumurtalık kanseri anlamına gelir mi?
  9. Ultrason ve kan testleri normalse ama belirtiler sürüyorsa ne yapılır?
  10. Yumurtalık kanseri için tarama testi var mı?
  11. Ailede yumurtalık kanseri varsa genetik test gerekir mi?
  12. Şüpheli yumurtalık kitlesi saptanırsa ne yapılır?
  13. Yumurtalık kanseri belirtileri hakkında sık sorulan sorular
  14. Yumurtalık kanseri gençlerde görülür mü?
  15. Smear testi yumurtalık kanserini gösterir mi?
  16. Adetlerin düzenli olması yumurtalık kanserini dışlar mı?
  17. Her yumurtalık kisti ameliyat edilir mi?

Yumurtalık kanserinin belirtileri arasında sık tekrarlayan karın şişkinliği, az yemekle doyma, iştahsızlık, kasık veya karın ağrısı ve normalden sık idrara çıkma bulunur. Bu yakınmalar özellikle yeni başlamışsa, kişinin alışılmış düzeninden farklıysa ve zamanla geçmek yerine devam ediyorsa değerlendirilmelidir.

Yumurtalık kanseri, diğer adıyla over kanseri, erken dönemde belirti vermeyebilir veya sindirim ve idrar yolu sorunlarına benzeyen hafif yakınmalarla başlayabilir. Ancak şişkinlik ya da kasık ağrısı yaşayan herkesin kanser olduğu düşünülmemelidir. Bu belirtiler çok daha sık olarak bağırsak sorunları, iyi huylu kistler ve başka nedenlerle ortaya çıkar.

Belirtilerden, tek bir kan testinden veya yalnız ultrason görüntüsünden kesin kanser tanısı konulamaz. Gerekli incelemeler; yaş, menopoz durumu, aile öyküsü ve muayene bulguları birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Yumurtalık kanserinin ilk belirtileri nelerdir?

Yumurtalık kanserinin herkeste aynı sırayla ortaya çıkan, tek bir ilk belirtisi yoktur. En çok dikkat edilmesi gereken yakınmalar karın şişkinliği, erken doyma, karın-pelvis ağrısı ve idrar alışkanlığındaki değişikliklerdir. Belirtilerin hepsinin bir arada bulunması gerekmez.

Karın şişkinliği ve karın çevresinde büyüme: Sık tekrarlayan dolgunluk hissi, geçmeyen şişkinlik veya kıyafetlerin bel çevresinde dar gelmesi fark edilebilir. Şişkinlik yalnız yemeklerden sonra değil, günün farklı saatlerinde de hissedilebilir.

Erken doyma ve iştahsızlık: Önceden rahatça yenilen bir öğünün tamamlanamaması, birkaç lokmadan sonra doymuş hissetme veya yemek yeme isteğinin belirgin azalması görülebilir. Bu değişiklikler sürekli hâle geliyorsa nedeni araştırılmalıdır.

Kasık, alt karın veya pelvis ağrısı: Kalça kemikleri arasında kalan bölgede ağrı, baskı veya dolgunluk olabilir. Yakınma bazen tek tarafta, bazen karın genelinde hissedilir. Ağrının yeri veya şiddeti tek başına iyi huylu bir sorunla kanseri ayırt ettirmez.

Sık idrara çıkma veya ani sıkışma hissi: Normalden daha sık tuvalete gitme, idrarı ertelemekte zorlanma veya mesane üzerinde baskı hissi ortaya çıkabilir. İdrar yolu enfeksiyonu gibi daha sık görülen nedenler de değerlendirilir.

Kabızlık veya ishal, hazımsızlık, bel ağrısı, açıklanamayan yorgunluk, istemeden kilo verme ve ilişki sırasında ağrı da görülebilir. Adet dışı ya da menopoz sonrası kanama ise yumurtalık dışındaki jinekolojik nedenler açısından da araştırılmalıdır. Bu yakınmaların hiçbiri yalnız başına yumurtalık kanserine özgü değildir.

Yumurtalık kanseri erken evrede belirti verir mi?

Erken evrede hiç belirti olmayabilir; bazı kişilerde ise hafif şişkinlik, erken doyma veya karın rahatsızlığı görülebilir. Bu yakınmalar günlük sindirim sorunlarıyla karışabildiği için fark edilmesi zor olabilir. Hastalığın erken dönemde mutlaka şiddetli ağrı veya belirgin bir kitle oluşturması beklenmez.

İlerleyen hastalıkta karında sıvı birikmesi, karın çevresinde belirgin büyüme, beslenme güçlüğü ve nefes darlığı gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Karın içindeki sıvı birikimine asit adı verilir. Kişi kilo kaybederken karın çevresi büyüyebilir; bu nedenle yalnız tartıdaki değişime bakmak yeterli değildir.

Belirtilerin hafif veya ağır olması, kanserin evresini göstermez. Evre, tanı konulduktan sonra görüntüleme, cerrahi bulgular ve patolojik değerlendirmeyle belirlenir.

Karın şişkinliği ne zaman önemlidir?

Yemeklerden veya adet döneminden sonra gelişen geçici şişkinlik sık görülür. Buna karşılık yeni başlayan, günlerin çoğunda hissedilen, birkaç hafta içinde düzelmeyen veya giderek artan şişkinlik araştırılmalıdır. Özellikle erken doyma, kasık ağrısı ve idrar alışkanlığındaki değişikliklerin eşlik etmesi önemlidir.

Şişkinliğin iki haftayı aşması ya da ay boyunca sık tekrarlaması muayene için gerekçedir. Ancak bu süre, şikâyetler belirginleşirken mutlaka beklenmesi gereken bir sınır değildir. Hızlı karın büyümesi, yemek yiyememe veya genel durumda bozulma varsa daha erken değerlendirme gerekir.

Gaz çıkarmakla rahatlamak veya yakınmanın gün içinde değişmesi tek başına nedeni kesinleştirmez. Daha önce irritabl bağırsak sendromu tanısı bulunması da yeni ve alışılmadık belirtilerin aynı hastalığa bağlanması için yeterli değildir.

Hangi belirtilerde doktora başvurulmalıdır?

Yeni başlayan şişkinlik, erken doyma, kasık-karın ağrısı veya idrar yakınmaları devam ediyorsa aile hekimine ya da kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulabilir. Menopoz sonrasında ortaya çıkan yeni karın büyümesi, kitle hissi veya vajinal kanama değerlendirilmeden bekletilmemelidir.

Randevuda belirtilerin başlangıç zamanı, haftada kaç gün yaşandığı, yemek ve adet döngüsüyle ilişkisi anlatılmalıdır. Önceki ultrason raporları, kullanılan ilaçlar ve ailedeki kanser tanıları da değerlendirmeye yardımcı olur. Belirti günlüğü tutulabilir; ancak kayıt oluşturmak için başvuru ertelenmemelidir.

Ani başlayan şiddetli kasık ağrısı, özellikle kusma veya bayılmayla birlikteyse acil değerlendirme gerekir. Bu durum kanserden bağımsız olarak yumurtalık torsiyonu, kist yırtılması veya başka bir acil sorundan kaynaklanabilir.

Yumurtalık kanseri kimlerde daha sık görülür?

Yumurtalık kanseri riski yaşla artar ve en sık görülen epitel kökenli kanserler menopoz sonrasında daha yaygındır. Bununla birlikte hastalık yalnız ileri yaşta görülmez. Gençlerde farklı yumurtalık tümörü türleri ortaya çıkabilir.

Ailede yumurtalık veya meme kanseri bulunması, BRCA1 ve BRCA2 genlerinde hastalıkla ilişkili kalıtsal değişiklikler ve Lynch sendromu riski artırabilir. Endometriozis de bazı yumurtalık kanseri alt türleriyle ilişkilidir. Endometriozis tanısı bulunması, kişinin mutlaka kanser olacağı anlamına gelmez.

Risk faktörleri değerlendirmeye yön verir; tek başına tanı koydurmaz. Ailede kanser öyküsü olmaması da yumurtalık kanserini dışlamaz. Bu nedenle yeni ve kalıcı belirtiler yalnız aile öyküsüne bakılarak önemsiz kabul edilmemelidir.

yumurtalık kanseri

Yumurtalık kisti ile yumurtalık kanseri nasıl ayırt edilir?

Yumurtalıkta kist görülmesi kanser olduğu anlamına gelmez. Özellikle üreme çağındaki kistlerin büyük bölümü iyi huyludur. Yumurtlama döngüsüyle ilişkili bazı kistler zaman içinde kendiliğinden kaybolabilir.

Yumurtalık kisti değerlendirilirken yalnız çapına bakılmaz. Kistin içeriği, duvar yapısı, katı alanlar veya bölmeler içerip içermediği, zaman içindeki değişimi, kişinin yaşı ve menopoz durumu birlikte ele alınır.

Katı doku, kalın bölmeler, kist duvarından içeri uzanan papiller çıkıntılar veya karında sıvı bulunması daha ayrıntılı inceleme gerektirebilir. Ancak tek bir ultrason bulgusu da kesin kanser tanısı değildir. Gerektiğinde deneyimli ultrason değerlendirmesi ve jinekolojik onkoloji görüşü alınır.

Yumurtalık kanseri nasıl anlaşılır, hangi testler yapılır?

Değerlendirme sağlık öyküsü, karın ve jinekolojik muayene ile başlar. Ultrason, yumurtalıkları ve çevre dokuları incelemede temel yöntemlerden biridir. Uygun kişilerde transvajinal ultrason kullanılır; gerekli durumlarda karından ultrasonla değerlendirme yapılabilir.

Ultrasonda yumurtalıklarda kitle olup olmadığı, varsa kitlenin yapısı ve karın içinde sıvı bulunup bulunmadığı incelenir. Muayene ve görüntüleme bulgularına göre CA-125 veya başka kan testleri istenebilir. Her kişiye aynı testlerin yapılması gerekmez.

Kanser şüphesi varsa hastalığın yaygınlığını değerlendirmek için bilgisayarlı tomografi ve seçilmiş durumlarda diğer görüntüleme yöntemleri kullanılabilir. Kesin tanı genellikle alınan doku örneğinin patolojik incelemesiyle konur. Örneğin ameliyatla mı yoksa uygun bir biyopsi yöntemiyle mi alınacağı uzman ekip tarafından belirlenir.

CA-125 yüksekliği yumurtalık kanseri anlamına gelir mi?

CA-125, kanda ölçülebilen ve bazı yumurtalık kanserlerinde yükselebilen bir proteindir. Ancak yalnız kanser hücreleriyle ilişkili değildir. Endometriozis, miyom, adet dönemi, gebelik ve bazı iltihabi hastalıklarda da yüksek bulunabilir.

CA-125 yüksekliği tek başına kanser tanısı koydurmaz; normal olması da kanseri kesin olarak dışlamaz. Özellikle erken evrede veya bazı tümör türlerinde değer normal olabilir. Sonuç, belirtiler, yaş, menopoz durumu ve ultrason görünümüyle birlikte yorumlanır.

“CA-125 kaç olursa kanserdir?” sorusunun herkes için geçerli tek bir sayısal cevabı yoktur. Laboratuvarın referans aralığı ile kanser tanısı aynı şey değildir. Hekim gerekli görürse ek inceleme veya zaman içinde yeniden ölçüm planlar.

Ultrason ve kan testleri normalse ama belirtiler sürüyorsa ne yapılır?

İlk değerlendirmede şüpheli bulgu saptanmaması rahatlatıcıdır. Bununla birlikte yakınmalar devam ediyorsa, daha sık ortaya çıkıyorsa veya giderek artıyorsa yeniden başvurulmalıdır. Normal bir test sonucu, açıklanamayan belirtilerin süresiz olarak göz ardı edilmesi anlamına gelmez.

Kontrolde önceki incelemeler gözden geçirilir; bağırsak, idrar yolları ve diğer jinekolojik nedenler araştırılır. Yeni bulgulara göre ultrasonun tekrarı, ek testler veya ilgili uzmana yönlendirme gerekebilir. Her devam eden şikâyet kanser değildir; amaç nedeni belirlemektir.

yumurtalık kanseri belirtileri

Yumurtalık kanseri için tarama testi var mı?

Belirtisi olmayan ve kalıtsal açıdan yüksek risk taşımayan kişilerde, yumurtalık kanserine bağlı ölümleri azalttığı gösterilmiş bir rutin tarama yöntemi yoktur. Düzenli CA-125 ve transvajinal ultrason taramaları yanlış pozitif sonuçlara ve gereksiz ameliyatlara yol açabilir.

Bu durum, şikâyeti olan kişide ultrason veya kan testi yapılmaması gerektiği anlamına gelmez. Belirtisiz kişide tarama yapmak ile mevcut yakınmanın nedenini araştırmak farklıdır. Yeni başlayan ve kalıcı belirtilerde muayene ve gerekli incelemeler önemini korur.

Kalıtsal yüksek risk taşıyan kişilerde takip ve risk azaltıcı seçenekler ayrıca planlanır. Bu grupta da yalnız düzenli ultrason ve normal CA-125 sonuçlarına dayanarak kanser riskinin ortadan kalktığı söylenemez.

Ailede yumurtalık kanseri varsa genetik test gerekir mi?

Anne, kız kardeş veya kız çocukta yumurtalık kanseri; ailede genç yaşta meme kanseri ya da aynı aile kolunda birden fazla ilişkili kanser bulunması genetik danışmanlık gerektirebilir. Kalıtsal yatkınlık hem anne hem baba tarafından geçebileceği için iki taraftaki aile öyküsü de öğrenilmelidir.

Görüşmede kanserlerin türü, tanı yaşları ve akrabalık dereceleri değerlendirilir. Uygun durumlarda BRCA1, BRCA2 ve diğer yatkınlık genlerini içeren testler planlanabilir. Mümkünse test süreci önce kanser tanısı almış aile üyesinden başlatılır.

Epitel kökenli yumurtalık kanseri tanısı alan kişilerde ise aile öyküsü bulunmasa da kalıtsal genetik test önerilir. Sonuç, bazı tedavi seçeneklerini ve kan bağı olan yakınların risk değerlendirmesini etkileyebilir. Anlamı belirsiz bir gen değişikliği, tek başına koruyucu ameliyat gerekçesi değildir.

Kalıtsal yüksek risk doğrulandığında, risk azaltıcı tüp ve yumurtalık ameliyatı gibi seçeneklerin uygunluğu ve zamanı uzman ekiple görüşülür. Kararda ilgili gen, yaş, çocuk sahibi olma planı ve erken menopozun etkileri dikkate alınır.

Şüpheli yumurtalık kitlesi saptanırsa ne yapılır?

Ultrason, muayene ve kan testleri birlikte kanser şüphesi oluşturuyorsa jinekolojik onkoloji değerlendirmesi gerekir. Bu uzmanlık alanı, kadın üreme organlarının kanserleriyle ilgilenir. Şüpheli kitle nedeniyle yönlendirilmek, kesin kanser tanısı konulduğu anlamına gelmez.

İlk ameliyatın uygun ekip tarafından planlanması, hastalığın evrelenmesi ve gerekli cerrahinin doğru kapsamda yapılması açısından önemlidir. Cerrahi öncesinde kişinin genel durumu, görüntüleme sonuçları ve olası tümör türü birlikte değerlendirilir.

Kanser doğrulanırsa tedavi patolojik türe ve evreye göre düzenlenir. Cerrahi ve kemoterapi temel seçenekler arasındadır; uygun hastalarda hedefe yönelik tedaviler de kullanılabilir. Yalnız kitlenin boyutu veya CA-125 değerine bakılarak tedavi kararı verilmez.

Yumurtalık kanseri belirtileri hakkında sık sorulan sorular

Yumurtalık kanseri gençlerde görülür mü?

Evet. İleri yaşlarda daha sık görülse de gençlerde, özellikle germ hücreli tümörler gibi farklı türler ortaya çıkabilir. Bazı hormon üreten stromal tümörler adet değişiklikleriyle kendini gösterebilir. Yaş, olası tümör türünü ve yapılacak incelemeleri etkiler; tek başına kanseri dışlamaz.

Smear testi yumurtalık kanserini gösterir mi?

Hayır. Smear testi rahim ağzından alınan hücreleri değerlendirir; yumurtalık kanseri taraması değildir. Smear sonucunun normal olması, yumurtalıklarda bir sorun bulunmadığını göstermez.

Adetlerin düzenli olması yumurtalık kanserini dışlar mı?

Hayır. Yumurtalık kanseri her zaman adet düzensizliği veya vajinal kanama yapmaz. Adetler düzenli olsa bile yeni başlayan ve devam eden şişkinlik, erken doyma ya da kasık ağrısı değerlendirilmelidir.

Her yumurtalık kisti ameliyat edilir mi?

Hayır. Yumurtlama döngüsüyle ilişkili fonksiyonel kistler kendiliğinden kaybolabilir. Takip veya ameliyat kararı; kistin görünümü, boyutu, belirtiler, menopoz durumu ve zaman içindeki değişimine göre verilir.

Op.Dr. Zeki YILMAZ

Op.Dr. Zeki YILMAZ

Op. Dr. Zeki Yılmaz, Kayseri'de kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak; başta tüp bebek tedavisi ve kısırlık (infertilite) olmak üzere kadın hastalıkları ve doğum alanlarında hizmet vermektedir. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olup tüp bebek eğitimini Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlamıştır.

Op. Dr. Zeki YILMAZ

Poliklinik Randevu Hattı

Randevu ve bilgi için

0 352 333 0303

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu web sitesini kullanarak Veri Koruma Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Oku