Menopozda hormon tedavisi, sıcak basması ve gece terlemesi günlük yaşamı etkileyen kadınlarda düşünülebilir. Vajinal kuruluk, yanma ve ağrılı ilişki gibi yalnız genital bölgeyi etkileyen şikâyetlerde ise bütün vücutta etkili sistemik tedavi yerine düşük doz vajinal tedavi yeterli olabilir.
Tedavi kararı yalnız belirtilerin bulunmasına göre verilmez. Yaş, son adet tarihi, menopozdan sonra geçen süre, rahmin bulunup bulunmadığı, kişisel meme sağlığı, pıhtı ve kalp-damar riski, açıklanamayan kanama ve kullanılan ilaçlar birlikte değerlendirilir. Hormon tedavisi her kadın için zorunlu değildir ve bütün ürünlerin riskleri aynı değildir.
Rahmi bulunan kadınlarda sistemik östrojen çoğunlukla rahim içi dokuyu koruyan bir progesteronla birlikte kullanılır. Rahmi tamamen alınmış kadınlarda ise genellikle yalnız östrojen yeterlidir. Tablet, cilt bandı, jel ve düşük doz vajinal ürünler farklı amaçlarla kullanılır; uygulanacak tedavi şikâyete ve kişisel risklere göre seçilir.
Menopozda hormon tedavisi nedir?
Menopoz hormon tedavisi, azalan östrojenin ve gerektiğinde rahim içi dokuyu korumak amacıyla progesteronun ilaç olarak verilmesidir. Tedavinin temel amacı menopoz belirtilerini azaltmak ve yaşam kalitesini iyileştirmektir. Kalp hastalığını, demansı veya yaşlanmayı önlemek amacıyla başlanmaz.
Tedaviler kullanım alanına göre iki ana grupta değerlendirilir. Sistemik hormon tedavisinde tablet, bant, jel veya sprey yoluyla verilen hormon kana geçerek bütün vücutta etki gösterir. Lokal vajinal tedavide ise düşük doz östrojen krem, tablet, ovül veya halka biçiminde doğrudan vajinal dokulara uygulanır ve kana geçen miktar sistemik tedaviden çok daha düşüktür.
Hormon tedavisi kimler için uygundur?
Sistemik hormon tedavisinin en belirgin kullanım alanı, orta veya şiddetli sıcak basması ve gece terlemesidir. Bu belirtiler uykuyu, iş yaşamını, günlük faaliyetleri veya ruh hâlini etkiliyorsa ve tedaviye engel önemli bir sağlık sorunu bulunmuyorsa hormon tedavisi değerlendirilebilir.
- Sık veya şiddetli sıcak basması yaşayanlar
- Gece terlemesi nedeniyle uykusu sürekli bölünenler
- Menopoz belirtileri günlük yaşamını belirgin etkileyenler
- Birden fazla menopoz belirtisini birlikte yaşayanlar
- Erken menopoz veya erken yumurtalık yetmezliği bulunanlar
- Menopoz döneminde kemik kaybı riski yüksek olan ve başka uygun seçeneği bulunmayanlar
Yalnız vajinal kuruluk, yanma, ağrılı ilişki veya bazı idrar yolu yakınmaları bulunan kadınlarda sistemik tedavi gerekmeyebilir. Bu durumda nemlendirici ve kayganlaştırıcılar veya düşük doz vajinal östrojen gibi bölgesel tedaviler daha uygun olabilir. Menopoz dönemindeki her şikâyet hormon tedavisi gerektirmez; tedavi belirtinin türüne ve şiddetine göre seçilir.

Yaş ve menopozdan sonra geçen süre neden önemlidir?
Sistemik hormon tedavisinin yarar ve risk dengesi çoğunlukla 60 yaşından küçük veya menopoz başlangıcından sonraki ilk 10 yıl içinde olan, önemli bir tedavi engeli bulunmayan kadınlarda daha elverişlidir. Bu yaklaşım kesin bir yaş yasağı değildir; tedaviye ne zaman başlandığını ve kişinin mevcut kalp-damar, pıhtı ve kanser risklerini birlikte değerlendirmek için kullanılır.
Altmış yaşından sonra ya da menopozun üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçtikten sonra ilk kez sistemik tedavi başlanacaksa mutlak kalp-damar ve pıhtı riski daha yüksek olabilir. Böyle bir durumda belirtilerin şiddeti, alternatif tedaviler, düşük doz seçenekleri ve ciltten uygulama yolları daha ayrıntılı değerlendirilir. Yaş ilerlediği için tedavinin otomatik olarak kesilmesi gerekmez; devam kararı düzenli kontrollerde kişiye özel olarak yenilenir.
Perimenopoz döneminde hormon tedavisi kullanılabilir mi?
Hormon tedavisine başlamak için adetlerin tamamen kesilmesini beklemek gerekmez. Adetler devam ederken sıcak basması ve gece terlemesi başlamışsa sistemik hormon tedavisi veya kişinin korunma ihtiyacına göre hormonal doğum kontrol yöntemleri değerlendirilebilir. Menopoz hormon tedavisi gebeliği önlemez.
Perimenopozda adet düzensizliğinin gebelik, miyom, polip veya tiroid hastalığı gibi başka nedenleri bulunabilir. Bu nedenle yeni başlayan yoğun veya olağan dışı kanama tedaviden önce araştırılmalıdır. Perimenopoz belirtileri adet düzeni belirgin biçimde değişmeden önce de başlayabilir.
Erken menopoz ve erken yumurtalık yetmezliğinde hormon tedavisi
Menopozun 45 yaşından önce başlaması erken menopoz, yumurtalık işlevinin 40 yaşından önce azalması ise erken yumurtalık yetmezliği olarak değerlendirilir. Bu kadınlar daha uzun süre düşük östrojen düzeyine maruz kaldığı için kemik kaybı ve kalp-damar sağlığı açısından doğal menopoz yaşında menopoza giren kadınlardan farklı değerlendirilir.
Tedaviye engel bir durum yoksa hormon desteğinin ortalama doğal menopoz yaşına kadar sürdürülmesi çoğunlukla önerilir. Buradaki amaç yalnız sıcak basmasını azaltmak değil, erken östrojen kaybının kemik ve diğer dokular üzerindeki uzun dönem etkilerini azaltmaktır. Erken yumurtalık yetmezliğinde kullanılan hormon dozu ve tedavi hedefi, doğal menopoz belirtileri için kullanılan düşük doz tedaviden farklı olabilir.
Sistemik hormon tedavisi ile vajinal östrojen arasındaki fark
| Özellik | Sistemik hormon tedavisi | Düşük doz vajinal östrojen |
|---|---|---|
| Temel kullanım | Sıcak basması, gece terlemesi ve birden fazla genel belirti | Vajinal kuruluk, yanma, ağrılı ilişki ve bazı idrar yakınmaları |
| Uygulama | Tablet, bant, jel veya sprey | Krem, vajinal tablet, ovül veya halka |
| Vücuttaki etki | Bütün vücutta etki gösterir. | Çoğunlukla vajina ve çevre dokularda etki gösterir. |
| Rahmi olanlarda progesteron | Sistemik östrojenle çoğunlukla gerekir. | Standart düşük doz ürünlerde çoğunlukla gerekmez. |
| Kullanım süresi | Yarar ve risk düzenli olarak gözden geçirilir. | Şikâyet sürdükçe uzun süre kullanılabilir. |
Düşük doz vajinal östrojen, sistemik hormon tedavisi kullanan bir kadına devam eden genital ve idrar yakınmaları için eklenebilir. Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarının azaltılmasına yardımcı olabilir; ancak stres tipi idrar kaçırmanın temel tedavisi değildir. İdrar kaçırma ve sarkma şikâyetlerinde pelvik taban ve kaçırmanın türü ayrıca incelenmelidir.
Rahmi bulunan kadınlarda progesteron neden kullanılır?
Rahmi bulunan bir kadına sistemik östrojen verildiğinde rahim içi doku uyarılabilir. Yeterli progesteron eklenmemesi rahim içi kalınlaşma ve uzun dönemde rahim içi kanseri riskini artırabilir. Bu nedenle sistemik östrojen çoğunlukla progesteron veya rahim içini koruyan başka bir tedaviyle birlikte kullanılır.
Progesteron ayın belirli günlerinde verilirse siklik tedavi olarak adlandırılır ve düzenli çekilme kanaması görülebilir. Östrojen ile progesteron her gün birlikte kullanılırsa sürekli kombine tedavi uygulanır; ilk aylardaki lekelenmelerden sonra kanamanın kesilmesi beklenir. Adetleri devam eden veya son adeti yakın zamanda gerçekleşen kadınlarda siklik, menopozu kesinleşmiş kadınlarda ise sürekli kombine düzen daha sık kullanılır.
Rahmi alınmış kadınlarda hangi hormon kullanılır?
Rahmi tamamen alınmış kadınlarda rahim içi dokuyu korumaya gerek olmadığı için çoğunlukla yalnız östrojen kullanılır. Ancak ameliyatta rahim dokusunun bir bölümü bırakılmışsa, endometriozis nedeniyle ameliyat yapılmışsa veya ameliyatın kapsamı bilinmiyorsa tedavi planı değişebilir. Bu nedenle ameliyat raporu görülmeden yalnız östrojen başlanmamalıdır.
Tablet, bant ve jel arasında ne fark vardır?
Ağızdan alınan östrojen önce karaciğerden geçer ve pıhtılaşma sistemi ile bazı kan yağları üzerinde ciltten kullanılan östrojenden farklı etki gösterebilir. Bant, jel ve spreyde östrojen ciltten emilerek kana geçer. Gözlemsel veriler, ciltten uygulanan düşük doz östrojenin toplardamar pıhtısı ve inme riski üzerindeki etkisinin ağızdan tedaviye göre daha düşük olabileceğini göstermektedir.
| Uygulama | Öne çıkan özellik | Tercihi etkileyebilecek durumlar |
|---|---|---|
| Tablet | Ağızdan alınır ve kullanımı pratiktir. | Pıhtı ve metabolik riski düşük kadınlarda düşünülebilir. |
| Bant | Östrojen ciltten sürekli emilir. | Fazla kilo, migren, pıhtı riski veya trigliserit yüksekliğinde öne çıkabilir. |
| Jel veya sprey | Her gün cilde uygulanır ve doz ayarlanabilir. | Ciltten tedaviyi tercih edenlerde kullanılabilir. |
| Vajinal ürün | Düşük dozla çoğunlukla bölgesel etki gösterir. | Kuruluk, yanma, ağrılı ilişki ve bazı idrar yakınmalarında kullanılır. |
Uygulama yolu tek başına tedavinin güvenli veya riskli olduğunu belirlemez. Östrojen dozu, kullanılan progesteron, tedavi süresi, rahmin bulunup bulunmadığı ve kişinin mevcut hastalıkları birlikte değerlendirilir.
Sistemik hormon tedavisi kimlerde genellikle kullanılmaz?
Aşağıdaki durumlardan biri varsa sistemik hormon tedavisi çoğunlukla başlanmaz veya ilgili uzmanların ortak değerlendirmesi olmadan kullanılmaz:
- Nedeni açıklanmamış vajinal kanama
- Aktif veya geçmişte geçirilmiş östrojene duyarlı meme kanseri
- Rahim içi kanseri veya başka östrojene duyarlı kanser öyküsü
- Geçirilmiş toplardamar pıhtısı veya akciğer embolisi
- İnme, kalp krizi veya belirgin damar hastalığı öyküsü
- Aktif ve ciddi karaciğer hastalığı
- Gebelik
Bu liste bütün hastalarda aynı sonuca yol açmaz. Kanserin türü, tedavinin üzerinden geçen süre, pıhtının nedeni ve kullanılacak hormonun uygulama yolu kararı değiştirebilir. Ancak bu durumlarda kendi kendine hormon başlanmamalı ve standart bir reçete yaklaşımı kullanılmamalıdır.
Hangi sağlık sorunlarında daha dikkatli karar verilir?
Kontrolsüz yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, fazla kilo, migren, safra kesesi hastalığı, miyom, endometriozis ve güçlü aile öyküsü hormon tedavisini her zaman tamamen engellemez. Bu durumlar tedavinin türünü, dozunu, progesteron seçimini ve tablet yerine ciltten uygulamanın tercih edilip edilmeyeceğini etkiler.
Ailede meme kanseri bulunması tek başına kesin tedavi engeli değildir. Kanserin hangi akrabada ve kaç yaşında görüldüğü, ailede yumurtalık kanseri veya birden fazla kanser bulunması ve bilinen kalıtsal gen değişiklikleri kişisel risk hesabına katılır.
Meme kanseri öyküsünde hormon tedavisi kullanılabilir mi?
Meme kanseri öyküsünde sistemik hormon tedavisi çoğunlukla önerilmez. Sıcak basması ve gece terlemesinde önce hormon içermeyen tedaviler değerlendirilir. Vajinal kuruluk ve ağrılı ilişkide nemlendirici, kayganlaştırıcı ve diğer hormon dışı seçeneklerle başlanır.
Bu yöntemler yetersiz kalırsa düşük doz vajinal östrojen bazı kadınlarda onkologla birlikte yarar ve risk konuşularak kullanılabilir. Özellikle aromataz inhibitörü kullanan kadınlarda karar jinekolog ve onkolog tarafından birlikte verilmelidir. Vajinal tedavinin sistemik hormon tedavisinden farklı olduğu açıkça anlatılmalıdır.
Hormon tedavisinin meme kanseri ve pıhtı riski
Meme kanseri riski kullanılan tedavinin türüne ve süresine göre değişir. Sistemik östrojen ile progesteronun birlikte kullanıldığı tedavilerde kullanım uzadıkça meme kanseri riskinde küçük bir artış görülebilir. Rahmi alınmış kadınlarda kullanılan yalnız östrojen tedavisinin risk profili aynı değildir. Yaş, kilo, alkol kullanımı, aile öyküsü ve önceki meme hastalıkları da kişisel riski etkiler.
Ağızdan kullanılan sistemik hormon tedavisi toplardamar pıhtısı riskini artırabilir. Mutlak risk genç ve sağlıklı kadınlarda düşük olsa da yaş, fazla kilo, hareketsizlik, geçirilmiş pıhtı ve kalıtsal pıhtılaşma bozuklukları riski yükseltir. Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı veya tek bacakta şişlik ve ağrı gelişmesi acil değerlendirme gerektirir.
Hormon tedavisi kalp hastalığı veya demansı önler mi?
Hayır. Menopoz hormon tedavisi kalp krizi, inme, Alzheimer hastalığı veya diğer demans türlerini önlemek amacıyla başlanmaz. Menopoza yakın dönemde belirtiler için başlanan tedavinin yarar-risk dengesi ileri yaşta ilk kez başlanan tedaviden farklıdır; bu durum hormon tedavisinin koruyucu kalp veya beyin ilacı olduğu anlamına gelmez.
Uyku bozukluğu, sıcak basması ve yorgunluk azaldığında dikkat ve günlük işlevlerde dolaylı düzelme görülebilir. Hızla artan unutkanlık, davranış değişikliği veya günlük işlerde belirgin kayıp hormonlara bağlanmadan ayrıca araştırılmalıdır.
Hormon tedavisi kemikleri korur mu?
Sistemik hormon tedavisi kullanıldığı süre boyunca kemik kaybını yavaşlatır ve osteoporoza bağlı kırık riskini azaltabilir. Bu fayda özellikle erken menopoz ve erken yumurtalık yetmezliğinde önemlidir. Ancak yalnız osteoporozu önlemek amacıyla her kadına hormon başlanmaz; yaş, kırık riski ve diğer osteoporoz ilaçlarının uygunluğu birlikte değerlendirilir.
Tedavi öncesinde hangi değerlendirmeler yapılır?
Tedavi öncesinde belirtilerin türü ve şiddeti, son adet tarihi, rahmin bulunup bulunmadığı, vajinal kanama, meme ve rahim hastalıkları, pıhtı ve kalp-damar öyküsü, migren, karaciğer hastalıkları, tansiyon, diyabet, kolesterol, kullanılan ilaçlar ve aile öyküsü değerlendirilir.
- Tansiyon ve vücut ağırlığı ölçümü
- Yaşa uygun meme taramalarının güncelliğinin kontrolü
- Rahim ağzı tarama geçmişinin gözden geçirilmesi
- Beklenmeyen kanamada muayene, ultrason ve gerekli durumlarda rahim içi örnekleme
- Kişisel riske göre kan şekeri, kolesterol ve karaciğer testleri
- Kemik kaybı riski yüksekse kemik yoğunluğu değerlendirmesi
Hormon tedavisine başlanacağı için her kadına ek mamografi, vajinal ultrason veya rahim içi biyopsi yapılması gerekmez. Yaşa uygun taramaların güncel olması ve şikâyete göre gereken incelemelerin tamamlanması yeterlidir. Jinekolojik muayenede vajina, rahim ağzı ve varsa kanamanın kaynağı değerlendirilebilir.
Hormon testi yapılması gerekir mi?
Kırk beş yaşından büyük, tipik menopoz belirtileri ve adet değişiklikleri bulunan sağlıklı kadınlarda tedavi öncesinde rutin FSH, östrojen veya AMH testi gerekmez. Perimenopoz sırasında hormon düzeyleri sık dalgalandığı için tek bir sonuç menopozun şiddetini, tedavi gereksinimini veya kullanılacak dozu güvenilir biçimde göstermez.
Kırk yaşından önce yumurtalık yetmezliği şüphesi, 40–45 yaş arasında erken menopoz belirtileri, açıklanamayan adet kesilmesi veya başka bir hormon hastalığı düşünülüyorsa uygun testler istenebilir. Hormon dozu laboratuvar değerini belirli bir hedefe çıkarmak için değil, belirtileri kontrol edecek en düşük etkili düzeye göre ayarlanır.
Nedeni bilinmeyen kanamada tedavi başlanır mı?
Beklenmeyen veya menopoz sonrası vajinal kanamanın nedeni açıklanmadan sistemik hormon tedavisi başlanmamalıdır. Kanama vajinal kuruluk, rahim ağzı hastalığı, polip, miyom, rahim içi kalınlaşma veya kanser öncüsü değişikliklerden kaynaklanabilir. İnceleme muayene, ultrason ve gerekli kişilerde rahim içinden örnek alma ile yapılır.
Özellikle son adet kanamasının üzerinden 12 ay geçtikten sonra ortaya çıkan kanama miktarı az olsa bile değerlendirilmelidir. Menopoz sonrası kanama yalnız hormon eksikliğine veya yaşa bağlanmamalıdır.
Tedavi sırasında kanama normal midir?
Rahmi bulunan kadınlarda sistemik hormon tedavisinin ilk aylarında lekelenme ve düzensiz kanama görülebilir. Siklik tedavide progesteron kullanılan günlerden sonra planlı çekilme kanaması beklenebilir. Sürekli kombine tedavide ise ilk aylardaki düzensiz kanamalardan sonra kanamanın kesilmesi amaçlanır.
Kanamanın tedavi başladıktan altı ay sonra devam etmesi, uzun süre kanama yokken yeniden başlaması, giderek artması, ağır veya pıhtılı olması ya da ağrı ve kötü kokulu akıntıyla birlikte görülmesi değerlendirme gerektirir. Tedavi kendi kendine kesilmemeli veya hormon dozu değiştirilmemelidir; progesteron dozu, tedavi uyumu ve rahim içi doku birlikte değerlendirilir.
Tedavi hangi dozla başlar ve nasıl takip edilir?
Belirtileri kontrol eden en düşük etkili doz tercih edilir. Başlangıç ürünü ve dozu yaşa, belirtilerin şiddetine, menopozdan sonra geçen süreye, rahmin bulunmasına ve kişisel risklere göre seçilir. Şikâyetler düzelmez veya yan etki gelişirse doz, uygulama yolu ya da progesteron türü değiştirilebilir.
İlk kontrol çoğunlukla tedavi başladıktan veya doz değiştirildikten yaklaşık üç ay sonra yapılır. Sıcak basması, uyku, günlük yaşam, yan etkiler, kanama, tansiyon ve ilacın düzenli kullanımı gözden geçirilir. Tedavi dengelendikten sonra en az yılda bir kez yarar ve risk yeniden değerlendirilir; yeni kanama, meme bulgusu veya pıhtı belirtisinde yıllık kontrol beklenmez.
Hormon tedavisi ne kadar süre kullanılır?
Herkes için geçerli sabit bir kullanım süresi yoktur. Tedavi, belirtiler devam ettiği ve kişisel yararlar risklerden fazla olduğu sürece sürdürülebilir. Altmış beş yaşına gelmek tedavinin otomatik olarak kesilmesini gerektirmez; doz, uygulama yolu ve devam ihtiyacı düzenli değerlendirilir.
Erken menopoz ve erken yumurtalık yetmezliğinde tedavi çoğunlukla doğal menopoz yaşına kadar planlanır. Hormon tedavisi bırakılırken doğrudan kesme veya dozu kademeli azaltma seçenekleri kullanılabilir. Belirtiler yeniden başlarsa daha düşük doz, vajinal tedavi veya hormon içermeyen bir yöntem değerlendirilebilir.
Hormon tedavisinin yan etkileri nelerdir?
İlk aylarda meme hassasiyeti, karında şişkinlik, baş ağrısı, bulantı, duygu durum değişikliği, lekelenme veya bant kullanılan bölgede cilt tahrişi görülebilir. Bu şikâyetler çoğunlukla doz ve ürün uyumu sağlandıkça azalır. Devam eden yan etkilerde tedavi türü veya uygulama yolu değiştirilebilir.
Hormon tedavisinin kalıcı kilo artışına doğrudan neden olduğunu gösteren güçlü kanıt yoktur. Menopoz döneminde yaş, kas kaybı, uyku bozukluğu ve hareket azalması kilo artışını kolaylaştırabilir; tedavinin ilk dönemindeki sıvı tutulması ise kilo artışı gibi hissedilebilir.
Hormon kullanamayanlar için seçenekler
Hormon tedavisi kullanamayan veya kullanmak istemeyen kadınlarda sıcak basmasının şiddetine ve diğer belirtilere göre hormon içermeyen reçeteli ilaçlar, menopoza yönelik bilişsel davranışçı terapi, uyku düzenlemeleri ve kişisel tetikleyicilerin azaltılması kullanılabilir. Vajinal yakınmalarda düzenli nemlendirici, ilişki sırasında kayganlaştırıcı ve pelvik taban fizyoterapisi yararlı olabilir.
“Kişiye özel”, “doğal” veya “biyoeşdeğer” adıyla hazırlanan ürünlerin tamamı ruhsatlı ve standart dozlu değildir. Eczane dışında hazırlanan veya içeriği denetlenmeyen karışımlar, onaylı hormon ürünlerinden daha güvenli kabul edilmemelidir.
Menopozda hormon tedavisi hakkında sık sorulan sorular
Menopoza giren her kadın hormon kullanmalı mı?
Hayır. Hormon tedavisi, belirtileri günlük yaşamı etkileyen veya erken östrojen kaybının sağlık sonuçlarından korunması gereken ve tedaviye engel bir durumu bulunmayan kadınlarda değerlendirilir.
Rahmi olan kadın yalnız östrojen kullanabilir mi?
Standart sistemik tedavide çoğunlukla hayır. Rahim içi dokuyu korumak için yeterli progesteron veya uygun başka bir rahim koruyucu tedavi gerekir. Düşük doz vajinal östrojen bu kuraldan farklı değerlendirilir.
Hormon tedavisi doğum kontrolü sağlar mı?
Hayır. Perimenopoz döneminde yumurtlama devam edebilir ve ayrıca uygun bir doğum kontrol yöntemi gerekebilir.
Hormon tedavisi başlamadan mamografi gerekir mi?
Yaşa ve kişisel riske uygun meme taramalarının güncel olması gerekir. Yalnız hormon tedavisi başlanacağı için tarama zamanından önce ek mamografi yapılması her kadında zorunlu değildir.
Migreni olan kadın hormon kullanabilir mi?
Migren her zaman hormon tedavisine engel değildir. Hormon düzeyini daha dengeli tuttuğu için ciltten bant veya jel bazı kadınlarda ağızdan tedaviden daha uygun olabilir.
Miyomu olan kadın hormon kullanabilir mi?
Miyom hormon tedavisini her zaman engellemez. Kanama şikâyeti, miyomun büyüklüğü ve ultrason bulguları tedavi öncesinde ve gerektiğinde kullanım sırasında değerlendirilir.
Vajinal östrojen uzun süre kullanılabilir mi?
Uygun kadınlarda belirtiler devam ettiği sürece uzun süre kullanılabilir. Tedavi kesildiğinde kuruluk ve ağrı yeniden başlayabilir. Yeni vajinal kanama gelişirse ayrıca değerlendirme yapılır.
Tedavi sırasında kanama olursa hormon bırakılmalı mı?
Tedavi kendi kendine bırakılmamalıdır. Kanamanın başladığı zaman, miktarı, kullanılan tedavi düzeni ve kişisel risklere göre kontrol yapılmalıdır.








