Ana içeriğe geç
Rahim Ağzı Kanseri Belirtileri, Nedenleri ve Tanısı

Rahim Ağzı Kanseri Belirtileri, Nedenleri ve Tanısı

İçindekiler [ + ] [ - ]
  1. Rahim ağzı kanseri nedir?
  2. Rahim ağzı kanseri türleri nelerdir?
  3. Rahim ağzı kanseri neden olur?
  4. Rahim ağzı kanseri riskini artıran faktörler nelerdir?
  5. Rahim ağzı kanserinin erken belirtileri nelerdir?
  6. İlişki sonrası kanama rahim ağzı kanseri belirtisi olabilir mi?
  7. İleri evre rahim ağzı kanserinde hangi belirtiler görülebilir?
  8. Rahim ağzı kanseri öncesi lezyonlar nelerdir?
  9. LSIL, HSIL ve CIN aynı şey midir?
  10. Rahim ağzı kanseri taraması nasıl yapılır?
  11. Smear testi ile rahim ağzı kanseri teşhis edilir mi?
  12. HPV pozitifliği rahim ağzı kanseri anlamına gelir mi?
  13. Rahim ağzı kanseri tanısı nasıl konur?
  14. Kolposkopi nedir ve neden yapılır?
  15. Servikal biyopsi nedir?
  16. LEEP ve konizasyon neden yapılır?
  17. Rahim ağzı kanseri tanısından sonra evre nasıl belirlenir?
  18. Rahim ağzı kanseri ile rahim kanseri aynı mıdır?
  19. Rahim ağzı kanserinden korunmak mümkün mü?
  20. Kayseri’de rahim ağzı kanseri şüphesinde nasıl değerlendirme yapılır?
  21. Rahim ağzı kanseri hakkında sık sorulan sorular
  22. Rahim ağzı kanseri her zaman HPV’den mi olur?
  23. HPV 16 veya HPV 18 pozitif olmak kanser midir?
  24. Normal smear rahim ağzı kanserini tamamen dışlar mı?
  25. Rahim ağzı kanseri ultrasonda belli olur mu?
  26. Rahim ağzı kanseri kan tahlilinde çıkar mı?
  27. Cinsel ilişki sonrası kanama mutlaka kanser midir?
  28. Kanser öncüsü CIN lezyonları belirti verir mi?
  29. HPV aşısı olanlar smear veya HPV testi yaptırmalı mı?

Rahim ağzı kanseri, rahmin vajinaya açılan alt bölümü olan serviksten gelişen kanserdir. Tıbbi olarak serviks kanseri, servikal kanser veya servikal karsinom olarak da adlandırılır. İngilizce kaynaklarda cervical cancer ifadesi kullanılır. Rahim ağzı kanserlerinin hemen tamamı, yüksek riskli insan papilloma virüsü (HPV) tiplerinin rahim ağzında kalıcı enfeksiyon oluşturmasıyla ilişkilidir.

Rahim ağzı kanseri erken dönemde hiçbir belirti vermeyebilir. Belirti ortaya çıktığında en sık görülen yakınmalar arasında cinsel ilişki sonrası kanama, adet arası kanama, menopoz sonrası kanama, normalden farklı vajinal akıntı ve pelvik ağrı bulunur. Bu belirtiler kanser dışındaki birçok hastalıkta da görülebilir; kesin ayrım muayene ve gerekli incelemelerle yapılır.

HPV ve smear testleri rahim ağzı kanserini doğrudan teşhis eden testler değildir. Bu testler yüksek riskli HPV enfeksiyonunu veya rahim ağzındaki anormal hücresel değişiklikleri saptamaya yardımcı olur. Kanser şüphesinde kesin tanı servikal biyopsi ile alınan dokunun patolojik incelenmesiyle konur.

Rahim ağzı kanseri nedir?

Serviks, rahmin alt kısmında bulunan ve rahim boşluğunu vajinaya bağlayan bölümdür. Rahim ağzı kanseri, bu bölgedeki hücrelerin kontrolsüz çoğalarak kötü huylu tümör oluşturmasıyla gelişir.

Hastalık çoğu zaman doğrudan normal hücreden kansere dönüşmez. Yüksek riskli HPV enfeksiyonunun uzun süre kalıcı olması bazı servikal hücrelerde önce kanser öncüsü değişikliklere, daha sonra tedavi edilmediğinde invaziv serviks kanserine yol açabilir.

Bu süreç çoğunlukla yıllar içinde geliştiği için düzenli tarama, henüz kanser oluşmadan önce yüksek riskli hücresel değişikliklerin saptanabilmesini sağlar.

Rahim ağzı kanseri türleri nelerdir?

Rahim ağzı kanserinin türü, kanserin hangi hücrelerden geliştiğine göre belirlenir. En sık görülen iki ana histolojik tip skuamöz hücreli karsinom ve adenokarsinomdur.

  • Skuamöz hücreli karsinom: Serviksin dış yüzeyini kaplayan skuamöz hücrelerden gelişir ve rahim ağzı kanserlerinin büyük bölümünü oluşturur.
  • Servikal adenokarsinom: Rahim ağzı kanalındaki glandüler hücrelerden gelişir.
  • Adenoskuamöz karsinom: Hem skuamöz hem glandüler hücre özellikleri taşıyan daha seyrek bir serviks kanseri türüdür.

Kanserin histolojik tipi, biyopsi veya cerrahi sırasında alınan dokunun patolojik incelenmesiyle belirlenir.

Rahim ağzı kanseri neden olur?

Rahim ağzı kanserinin temel nedeni yüksek riskli HPV tiplerinin rahim ağzında kalıcı enfeksiyon oluşturmasıdır. HPV son derece yaygın bir virüstür ve HPV enfeksiyonlarının büyük bölümü bağışıklık sistemi tarafından zaman içinde kontrol altına alınır.

Kanser açısından önemli olan yalnız HPV ile karşılaşmış olmak değil, onkojenik yani kanserle ilişkili yüksek riskli HPV tiplerinden birinin uzun süre kalıcı olmasıdır. HPV 16 ve HPV 18 rahim ağzı kanseriyle en güçlü ilişkisi bulunan yüksek riskli tipler arasındadır; ancak kanserle ilişkili başka yüksek riskli HPV tipleri de vardır.

HPV pozitifliği kanser tanısı değildir. Yüksek riskli HPV saptanan kişilerin yalnız bir bölümünde kalıcı enfeksiyon ve buna bağlı ileri dereceli hücresel değişiklik gelişir. HPV enfeksiyonu ile kanser öncüsü lezyon ve invaziv kanser birbirinden farklı durumlardır.

Rahim ağzı kanseri riskini artıran faktörler nelerdir?

Yüksek riskli HPV’nin kalıcı olması temel etkendir. Bunun yanında bazı durumlar HPV’ye bağlı hücresel değişikliklerin ilerleme riskini artırabilir.

  • Kalıcı yüksek riskli HPV enfeksiyonu,
  • Sigara kullanımı,
  • HIV enfeksiyonu,
  • Bağışıklık sistemini baskılayan hastalık veya ilaçlar,
  • Daha önce yüksek dereceli servikal lezyon bulunması,
  • Düzenli rahim ağzı taramalarının yapılmaması veya kontrollerin aksatılması.

Bu faktörlerden birinin bulunması kişide mutlaka kanser gelişeceği anlamına gelmez. Benzer şekilde bilinen ek bir risk faktörü bulunmaması da düzenli tarama gereksinimini ortadan kaldırmaz.

Rahim ağzı kanserinin erken belirtileri nelerdir?

Erken evre serviks kanseri çoğu zaman belirti oluşturmayabilir. Bu nedenle rahim ağzı kanserini yalnız belirtiler başladıktan sonra yakalamaya çalışmak doğru değildir. Taramanın temel amacı, hastalığı veya kanser öncüsü değişiklikleri henüz şikâyet oluşmadan saptayabilmektir.

Belirti geliştiğinde şu yakınmalar görülebilir:

  • Cinsel ilişki sonrası vajinal kanama,
  • Adet dönemleri arasında kanama veya lekelenme,
  • Menopoz sonrası vajinal kanama,
  • Normalden daha uzun veya yoğun adet kanaması,
  • Sulu, kanlı veya alışılmıştan farklı vajinal akıntı,
  • Kötü kokulu vajinal akıntı,
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı,
  • Pelvik bölgede ağrı veya baskı hissi.

Bu belirtiler servikal polip, servikal ektropion, enfeksiyon ve hormonal nedenler gibi daha sık görülen iyi huylu durumlarda da ortaya çıkabilir. Tekrarlayan veya açıklanamayan kanama muayene edilmeden yalnız belirtilere bakılarak yorumlanmamalıdır.

İlişki sonrası kanama rahim ağzı kanseri belirtisi olabilir mi?

Cinsel ilişki sonrasında ortaya çıkan kanama postkoital kanama olarak adlandırılır. Postkoital kanama rahim ağzı kanserinde görülebilir ancak her ilişki sonrası kanama kanser anlamına gelmez.

Servikal ektropion, rahim ağzı polipi, vajinal kuruluk, enfeksiyon ve rahim ağzındaki iyi huylu değişiklikler daha sık nedenler arasındadır. Ancak özellikle tekrarlayan postkoital kanamada smear sonucunun yakın zamanda normal olması muayene gereksinimini ortadan kaldırmaz.

İleri evre rahim ağzı kanserinde hangi belirtiler görülebilir?

Hastalık çevre dokulara veya daha uzak bölgelere ilerlediğinde belirtilerin niteliği değişebilir. İleri serviks kanserinde kalıcı pelvik veya bel ağrısı, bacaklarda şişlik, idrar veya bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, idrar yaparken güçlük, belirgin yorgunluk, iştahsızlık ve açıklanamayan kilo kaybı görülebilir.

Bu belirtilerin hiçbiri tek başına hastalığın evresini göstermez. Kanserin yaygınlığı ancak tanı konulduktan sonra yapılan evreleme ile belirlenebilir.

Rahim ağzı kanseri öncesi lezyonlar nelerdir?

Yüksek riskli HPV’nin neden olduğu bazı hücresel değişiklikler invaziv kanser gelişmeden önce saptanabilir. Serviks dokusunda görülen bu değişiklikler servikal intraepitelyal neoplazi veya kısaca CIN olarak adlandırılır.

  • CIN 1: Hafif dereceli hücresel değişikliktir ve birçok vakada kendiliğinden gerileyebilir.
  • CIN 2: Daha belirgin, yüksek dereceli hücresel değişikliktir.
  • CIN 3: Rahim ağzı epitelinde ileri dereceli kanser öncüsü değişikliktir.

CIN 1, CIN 2 ve CIN 3 invaziv rahim ağzı kanseri ile aynı tanı değildir. Özellikle CIN 2 ve CIN 3 gibi yüksek dereceli lezyonlar yaş, gebelik planı ve diğer riskler dikkate alınarak yakından izlenir veya tedavi edilir.

LSIL, HSIL ve CIN aynı şey midir?

Tam olarak aynı değildir. LSIL ve HSIL çoğunlukla smear yani servikal sitoloji sonucunda kullanılan terimlerdir. CIN ise biyopsiyle alınan serviks dokusunun histopatolojik değerlendirmesinde kullanılan bir sınıflamadır.

LSIL, düşük dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon; HSIL ise yüksek dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon anlamına gelir. Anormal smear sonucu tek başına doku tanısı koydurmadığı için gerekli durumlarda kolposkopi ve biyopsi yapılır.

Rahim ağzı kanseri taraması nasıl yapılır?

Rahim ağzı kanseri taraması, henüz herhangi bir şikâyeti bulunmayan kişilerde kanser öncüsü hücresel değişiklikleri veya yüksek riskli HPV enfeksiyonunu saptamayı amaçlar.

Tarama için temel olarak HPV-DNA testi ve servikal sitoloji yani Pap smear kullanılabilir. HPV testi yüksek riskli virüs tiplerinin genetik materyalini araştırırken smear testi rahim ağzından alınan hücrelerin görünümünü değerlendirir.

Türkiye’deki Ulusal Serviks Kanseri Tarama Programı kapsamında 30–65 yaş arasındaki kadınlara 5 yılda bir HPV-DNA testi uygulanmaktadır. Daha önce anormal HPV veya smear sonucu bulunan, yüksek dereceli servikal lezyon nedeniyle tedavi edilen veya bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde takip programı farklı olabilir.

HPV aşısı yaptırmış olmak rahim ağzı taramalarını tamamen bırakmak anlamına gelmez. Aşı ve düzenli tarama birbirini tamamlayan korunma yöntemleridir.

Smear testi ile rahim ağzı kanseri teşhis edilir mi?

Hayır. Pap smear bir tarama testidir ve tek başına rahim ağzı kanseri tanısı koymaz. Smear sonucunda ASC-US, LSIL, HSIL, ASC-H, AGC veya AIS gibi hücresel değişiklikler saptanabilir.

Bu sonuçlardan bazıları yalnız takip gerektirirken bazıları kolposkopi ve servikal biyopsi gerektirebilir. Smear sonuçları HPV durumu ve önceki testlerle birlikte değerlendirilmelidir.

HPV pozitifliği rahim ağzı kanseri anlamına gelir mi?

Hayır. Yüksek riskli HPV testinin pozitif çıkması kanser olduğu anlamına gelmez. Sonuç, rahim ağzında kanserle ilişkili olabilecek HPV tiplerinden birinin saptandığını gösterir.

Sonraki değerlendirme HPV genotipine, smear sonucuna, kişinin yaşına ve geçmiş testlerine göre değişir. Özellikle HPV 16 veya HPV 18 gibi yüksek riskli tiplerin saptanması takip planını etkileyebilir. HPV pozitifliği tek bir sonuç üzerinden değil, toplam risk üzerinden değerlendirilir.

Rahim ağzı kanseri tanısı nasıl konur?

Rahim ağzı kanserinin kesin tanısı serviksten alınan doku örneğinin patoloji laboratuvarında incelenmesiyle konur. HPV ve smear tarama testleridir; biyopsinin yerini tutmaz.

Tanı sürecinde kişinin şikâyetlerine ve muayene bulgularına göre şu yöntemler kullanılabilir:

  • Jinekolojik ve pelvik muayene,
  • Spekulumla rahim ağzının doğrudan değerlendirilmesi,
  • HPV-DNA testi ve servikal sitoloji,
  • Kolposkopi,
  • Kolposkopi eşliğinde punch biyopsi,
  • Gerekli durumlarda endoservikal örnekleme veya küretaj,
  • LEEP,
  • Konizasyon yani koni biyopsisi,
  • Patolojik inceleme.
kolposkopi

Kolposkopi nedir ve neden yapılır?

Kolposkopi, rahim ağzının kolposkop adı verilen büyütmeli optik cihazla ayrıntılı olarak incelenmesidir. İşlem sırasında servikse özel solüsyonlar uygulanarak normal ve şüpheli bölgeler arasındaki farkın daha iyi görülmesi sağlanabilir.

Şüpheli bir alan görülürse o bölgeden küçük doku örnekleri alınarak patolojiye gönderilir. Bu işlem kolposkopik biyopsi veya punch biyopsi olarak adlandırılabilir.

Kolposkopi gereksinimi yalnız tek bir smear kısaltmasına bakılarak belirlenmez. HPV tipi, sitoloji sonucu, önceki testler ve kişinin riskleri birlikte değerlendirilir. Kolposkopi özellikle yüksek riskli tarama sonuçlarında tanısal sürecin önemli bir basamağıdır.

Servikal biyopsi nedir?

Servikal biyopsi, rahim ağzındaki şüpheli alandan küçük bir doku örneği alınmasıdır. Smear hücreleri değerlendirirken biyopsi dokunun bütün yapısını incelemeye olanak verir. Bu nedenle kanser veya kanser öncüsü lezyonun kesinleştirilmesinde histopatolojik inceleme temel yöntemdir.

Patoloji sonucunda CIN gibi prekanseröz değişiklikler, adenokarsinoma in situ (AIS), mikroinvaziv kanser veya invaziv servikal karsinom gibi tanılar raporlanabilir.

LEEP ve konizasyon neden yapılır?

LEEP, elektrik akımı taşıyan ince bir tel halka kullanılarak rahim ağzındaki anormal dokunun çıkarılması işlemidir. Konizasyon veya koni biyopsisi ise serviksten koni şeklinde daha geniş bir doku parçasının çıkarılmasıdır.

Bu işlemler bazı yüksek dereceli kanser öncüsü lezyonların tedavisinde kullanılabildiği gibi, kolposkopik biyopsinin yeterli olmadığı veya rahim ağzı kanalındaki hastalığın daha ayrıntılı değerlendirilmesi gereken durumlarda tanısal amaçla da uygulanabilir.

Rahim ağzı kanseri tanısından sonra evre nasıl belirlenir?

Biyopsi ile invaziv serviks kanseri tanısı doğrulandığında hastalığın rahim ağzıyla sınırlı olup olmadığı ve çevre dokulara veya uzak organlara yayılıp yayılmadığı değerlendirilir. Bu süreç evreleme olarak adlandırılır.

Evreleme jinekolojik onkoloji tarafından planlanır. Klinik duruma göre pelvik muayene, patoloji bulguları, manyetik rezonans görüntüleme (MR), bilgisayarlı tomografi (BT) veya PET/BT gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir. Hastalık FIGO evreleme sistemi çerçevesinde sınıflandırılır.

Tümörün evresi, boyutu, lenf nodu durumu ve histolojik özellikleri uygulanacak tedavinin belirlenmesinde önemlidir.

Rahim ağzı kanseri ile rahim kanseri aynı mıdır?

Hayır. Rahim ağzı kanseri serviksten gelişirken rahim kanseri olarak adlandırılan endometrium kanseri rahmin iç tabakasından gelişir. Bunların nedenleri ve tarama yöntemleri birbirinden farklıdır.

Yüksek riskli HPV, serviks kanserinin temel nedenidir. Endometrium kanserinin temel nedeni HPV değildir. Smear ve HPV testleri rahim ağzı taraması için kullanılır; endometrium kanseri için toplum genelinde uygulanan benzer bir smear taraması bulunmaz.

Rahim ağzı kanserinden korunmak mümkün mü?

Rahim ağzı kanserlerinin önemli bir bölümü HPV aşısı, düzenli tarama ve kanser öncüsü lezyonların zamanında tedavi edilmesiyle önlenebilir.

HPV aşısı kanserle en fazla ilişkili HPV tiplerine karşı korunmayı güçlendirir ancak mevcut bir HPV enfeksiyonunu tedavi etmez. Aşı yapılmış kişilerde de yaşa ve kişisel riske uygun rahim ağzı taramaları sürdürülmelidir.

Sigara kullanılmaması, HPV bulaşma riskini azaltan korunma yöntemlerinin uygulanması ve anormal HPV veya smear sonucundan sonra önerilen kontrollerin aksatılmaması da önemlidir.

Kayseri’de rahim ağzı kanseri şüphesinde nasıl değerlendirme yapılır?

Kayseri’de ilişki sonrası tekrarlayan kanama, adet dışı kanama, menopoz sonrası kanama veya anormal vajinal akıntı nedeniyle başvuran kişilerde değerlendirme kadın hastalıkları ve doğum muayenesiyle başlayabilir. Rahim ağzının görünümü, HPV ve smear geçmişi ile mevcut şikâyetler birlikte değerlendirilir.

Gerekli durumlarda HPV testi, Pap smear veya kolposkopi planlanabilir. Biyopsi sonucunda invaziv rahim ağzı kanseri saptanması halinde evreleme ve tedavi planı jinekolojik onkoloji tarafından yapılmalıdır.

Rahim ağzı kanseri hakkında sık sorulan sorular

Rahim ağzı kanseri her zaman HPV’den mi olur?

Rahim ağzı kanserlerinin hemen tamamı onkojenik yani yüksek riskli HPV tipleriyle ilişkilidir. Ancak HPV enfeksiyonu çok yaygın olmasına rağmen HPV pozitif kişilerin büyük çoğunluğunda rahim ağzı kanseri gelişmez.

HPV 16 veya HPV 18 pozitif olmak kanser midir?

Hayır. HPV 16 ve HPV 18 yüksek riskli HPV tipleridir ancak pozitif sonuç kanser tanısı değildir. Sonraki değerlendirme smear, kolposkopi ve kişinin önceki sonuçlarına göre planlanır.

Normal smear rahim ağzı kanserini tamamen dışlar mı?

Hayır. Tek bir normal smear sonucu yüzde yüz güvence sağlamaz. HPV sonucu, testin örnek kalitesi, önceki taramalar ve mevcut belirtiler birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle ilişki sonrası tekrarlayan kanama gibi bir şikâyet varsa normal smear sonucuna rağmen muayene gerekir.

Rahim ağzı kanseri ultrasonda belli olur mu?

Ultrason rahim ağzı kanserini taramak veya kesin olarak teşhis etmek için kullanılan temel test değildir. İleri veya belirgin kitle oluşturan hastalıkta bazı bulgular görülebilir ancak kesin tanı servikal biyopsi ve patolojiyle konur.

Rahim ağzı kanseri kan tahlilinde çıkar mı?

Rahim ağzı kanserini tek başına gösteren rutin bir kan testi yoktur. Kan testleri kişinin genel sağlık durumunu, kansızlığı veya tedavi öncesi organ fonksiyonlarını değerlendirmek amacıyla kullanılabilir; kanser tanısının yerini tutmaz.

Cinsel ilişki sonrası kanama mutlaka kanser midir?

Hayır. Enfeksiyon, servikal ektropion, polip ve vajinal kuruluk gibi daha sık görülen nedenler de ilişki sonrası kanama yapabilir. Ancak tekrarlayan postkoital kanama jinekolojik değerlendirme gerektirir.

Kanser öncüsü CIN lezyonları belirti verir mi?

Çoğunlukla hayır. CIN gibi servikal kanser öncüsü lezyonlar genellikle HPV veya smear taramasındaki anormallik nedeniyle fark edilir. Belirti olmaması tarama veya takip gereksinimini ortadan kaldırmaz.

HPV aşısı olanlar smear veya HPV testi yaptırmalı mı?

Evet. HPV aşısı rahim ağzı kanseri riskini önemli ölçüde azaltabilir ancak bütün onkojenik HPV tiplerini kapsamaz. Aşı yapılmış kişilerde de ulusal tarama programına ve kişisel risklere uygun kontroller sürdürülmelidir.

Op.Dr. Zeki YILMAZ

Op.Dr. Zeki YILMAZ

Op. Dr. Zeki Yılmaz, Kayseri'de kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak; başta tüp bebek tedavisi ve kısırlık (infertilite) olmak üzere kadın hastalıkları ve doğum alanlarında hizmet vermektedir. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olup tüp bebek eğitimini Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlamıştır.

Op. Dr. Zeki YILMAZ

Poliklinik Randevu Hattı

Randevu ve bilgi için

0 352 333 0303

Bu web sitesi deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu web sitesini kullanarak Veri Koruma Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Oku